Latest Tweets:

*6
Gazetede ” zaman yolculuğu yapacak eş aranıyor ” ilanını gören 3 haberci ilanın sahibinin peşine düşer ve olayın aslını çözmeye çalışır. Çok büyük beklentiler içine girmeden izleyebileceğiniz farklı bir film olmuş. İyi Seyirler Dilerim.

Gazetede ” zaman yolculuğu yapacak eş aranıyor ” ilanını gören 3 haberci ilanın sahibinin peşine düşer ve olayın aslını çözmeye çalışır. Çok büyük beklentiler içine girmeden izleyebileceğiniz farklı bir film olmuş. İyi Seyirler Dilerim.

*8

Ruby Sparks… Genç ve başarılı bir yazar olan Calvin kariyerinde durağan bir dönem yaşadığı sıralarda yeni bir roman yazmaya başlar ve Ruby Sparks adında bir karakter oluşturur. Daha sonra bir sihir sonucu Ruby kanlı - canlı haliyle Calvinin karşısındadır. Karakteri gerçeğe dönüşen Calvin’in eğlenceli macerası eminim beğeninizi kazanacaktır. İyi Seyirler Dilerim.

*5
The Pill…  Kadın erkek ilişkileri üzerine kurulu sade ve güzel bir romantik komedi. Filmi çoğunuzun duymadığını tahmin ediyorum popülariteye aldanmayın ve seyredin derim hepinize iyi seyirler dilerim.

The Pill…  Kadın erkek ilişkileri üzerine kurulu sade ve güzel bir romantik komedi. Filmi çoğunuzun duymadığını tahmin ediyorum popülariteye aldanmayın ve seyredin derim hepinize iyi seyirler dilerim.

*8

Hideaways… 2011 irlanda yapımı film fantastik bir drama. Yeni keşfettiğimi ve enteresan ama izlenilesi bir film olduğunu söyleyebilirim. Bir kaza sonucu doğa üstü güçlere sahip olan bir çocuğun dramatik hayat hikayesi ve aşkı buluşu filmin ana teması. Biraz değişiklik için deneyin derim irlanda sineması iyidir .

*9

The Vow …  Carpenter çiftinin aşkları geçirdikleri bir trafik kazasıyla gölgelenir. Bu olay sonucunu hafızasını kaybeden ’ Kim ’ hayatına dair hiçbir şey hatırlamaz . Onu geri kazanmaya çalışan eşi Krickitt’in çabası aşkalarını kurtarmaya yetecek mi ? 

Pazar gecesi sinemasına buyurmaz mısınız?

*9
The First Time … Tam tabiri ile çok fazla abartılmamış bir Amerikan gençlik filmi . Olay tamamıyla seks yada uyuşturucu üzerine kurulu değil daha çok dram ve romantizm ağır basmakta . Bu türün yakın takipçisi olmasam da özellikle genç takipçilerim için eğlenceli bir film olacağını düşündüm . İyi Seyirler Dilerim.

The First Time … Tam tabiri ile çok fazla abartılmamış bir Amerikan gençlik filmi . Olay tamamıyla seks yada uyuşturucu üzerine kurulu değil daha çok dram ve romantizm ağır basmakta . Bu türün yakın takipçisi olmasam da özellikle genç takipçilerim için eğlenceli bir film olacağını düşündüm . İyi Seyirler Dilerim.

*26
Remember Sunday …  Beynindeki rahatsızlıktan dolayı hafıza ve hatırlama problemi yaşayan bir adamın aşkla imtihanı :) İlk bakışta 50 first dates filmini anımsattığını söyleyerek bu eğlenceli öyküde iyi seyirler diliyorum sizlere .

Remember Sunday …  Beynindeki rahatsızlıktan dolayı hafıza ve hatırlama problemi yaşayan bir adamın aşkla imtihanı :) İlk bakışta 50 first dates filmini anımsattığını söyleyerek bu eğlenceli öyküde iyi seyirler diliyorum sizlere .

*19

My Girl … Çocukluğumun en güzel filmi diyebilirim :) Küçükken yaşadığımız yaz aşklarının ve ilk aşkın en güzel örneği belkide . Hala izlememiş olamazsınız :)

*6

Stand By Me … Stephen King imzalı 1986 yapımı arkadaşlık üzerine sıkı bir film izlemeye evet derseniz ‘Stand By Me’ tam size göre derim. 4 arkadaşın bir cesedin peşine düşmesini anlatan macera dolu eğlenceli öykü akıcılığının yanında sizlere dolu dolu bir 90 dakika vaad ediyor. İyi Seyirler dilerim.

*13

An Education …  Kadınların olgunlaşmadan önce aşka verdikleri önem ve biraz daha hayatın gerçekleriyle yüzleştikten sonra paraya verdikleri önem paradoksunu ele alan film , Aşk mı Mantık mı sorusunu gündeme getiriyor. Tecrübeler acıyla öğrenilir sözünü doğrulayan film sizinde ders çıkarmanız gereken yapımların başında geliyor belkide . İyi Seyirler dilerim.

*1

1FİLMFİLOZOFU

Anonymous said: sen benim eski erkek arkadasim olabilir misin? sonsuzak dek cocuklarima dek hatrimda kalacak :/

Bunu söyleyebilmem için öncelikle isminizi öğrenmem gerekmez mi :)

*39

Before serisine afilli bir veda …

*9

Before Midnight …  Onlarla beraber eş zamanlı yaşadım sanki tüm hikayeyi , 1995 , 2005 ve son olarak da 2013 yılında 9 yıllık aralarla çekilen 3 film ; aşklarına ortak olmak , yaşlanmalarını seyretmek , ilişkilerinin ve kişiliklerinin değişimini izlemek daha doğrusu bir ilişkinin gidişatını öğrenmek unutulmaz bir deneyim oldu benim için keşke böyle filmlerin sayısı daha fazla olsaydı da bu kadar beklemek zorunda kalmasaydım. Ama belkide bu bir son değildir 9 yıl sonra tekrar Celine ve Jesse ile kaldığımız yerden devam edebiliriz kim bilir. Şİmdilik bu filmi yorumlamaya devam edeyim en iyisi. 

Jesse ve Celine’in Paris buluşmasının üzerinden tam 9 sene geçmiştir ve artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. O günden sonra neler yaşandığı hakkında güzel bir senaryo yazılmış ve bu sefer mekan olarak yunanistan sokakları tercih edilmiş. Sizleri çok meraklandırmadan söyleyeyim en iyisi Celin ve Jesse artık beraberler ve Paris gecesinde dünyaya gelen ikizleri var fakat birbirlerinden biraz sıkılmış gibiler sanırım sürekli birlikte olmak sanıldığı gibi mutluluğa değil aşkın bitiş sürecinin hızlanmasına neden olmuş. Biraz tartışma biraz gerilim ve yine belirsiz bir son sizleri bekliyor 9 yıl aradan sonra eğer yeni bir film gelirse neler olduğunu görebiliriz diye düşünüyorum. 

Bu hafta sonunu ’ Before Sunrise , Before Sunset , Before Midnight ’ filmlerine adadım. Beklediğim reaksiyonu sizlerden alamasam da bu yapının daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum , keşke daha çok şey yazabilseydim sanırım şimdilik bu kadar. Hepinize iyi geceler diliyorum ve diğer paylaştıklarımı boşverin bu seriyi izlemeye başlayın diyorum :)

*7

Celine’den bir vals (Before Sunset)

*14

Before Sunset … Viyana’da bir tren istasyonunda verilen 6 ay sonra aynı yerde tekrar buluşma sözü ve ayrılığın ardından noktalanan ‘before sunrise’ ardında birçok soru işareti bırakmıştı ve evet bu soruların cevabı serinin ikinci filminde fazlasıyla cevaplandırılacak .  Celine ve Jesse 6 ay sonra aynı yerde buluştu mu ? Hala birlikteler mi yada hala aşıklar mı ? 

Celine ile 1995 yazında yaşadığı belkide hayatının en güzel günü olan ve ona gerçek aşkı getiren anları unutamayan Jesse bu hikayeyi bir roman haline dönüştürmüştür bu arada da büyük günün üzerinden tam 9 yıl geçmiştir ve yıl 2005 olmuştur. Kitap tanıtımı için parise gelen jesse’i küçük bir sürpriz beklemektedir . Bir anda karşısında kitaplarına konu olan kadın yani Celine i görür. Celine pariste yaşamaktadır ve tesadüfen imza gününü öğrenerek oraya gelmiştir. İkilinin kaderi midir bilinmez ilk filmde olduğu gibi yine beraber geçirebilecekleri sadece birkaç saatleri vardır ve yine aynı şekilde konuşmaları gereken çok şeyfakat bu kez günün sonunda çok da kolay birbirlerinden kopamayacaklardır. İkilinin Celine’in dairesinde tekrar noktalanan hikayesi yeniden bir çok soruyu akıllarda bırakacak ve öğrenmek için sanırım 9 yıl sonraki 3filmi izlememiz gerekecek :)

 

Jesse: Neden bu aptal kitabı yazdığımı bilmek istiyorsundur?
Celine: Neden?
Jesse: Çünkü belki Paris’teki imza günlerinden birine gelecektin ve ben de yanına yaklaşıp, “Hangi cehennemdeydin?” diye soracaktım.

Jesse: Tanrım, neden o gün telefonlarımız almadık ya da adreslerimizi? Neden bunu yapmadık?
Celine: Çünkü biz genç ve aptaldık.
Jesse: Sence hala öyle miyiz?
Celine: Sanırım gençken karşılaşabileceğin birçok güzel insan olduğunu düşünüyorsun. Hayatının geri kalanında ise bunun sadece birkaç defa olabileceğini anlıyorsun.
Jesse: Ve işin içine edebiliyorsun.